Fatih34
Kayıtlı Kullanıcı
YKS hazırlığı, hayatının en kritik dönemlerinden birine adım atarken adeta bir yolculuğa çıkmak gibidir. Bu süreçte ders çalışma sırası oluşturmak, belki de başarıya giden yolda en önemli adımlardan biri. Nasıl bir yol haritası çizeceğine dair bir fikrin var mı? Öncelikle, hangi derslerden daha fazla zorlandığını düşünmekle başlayabilirsin. Kimisi matematikte, kimisi edebiyatlarda kaybolup gidiyor. O yüzden, bu derslerin senin için ne ifade ettiğine bir göz atmakta fayda var.
Ders çalışma sırasını belirlerken, öncelikle güçlü ve zayıf yönlerini belirlemelisin. Belki de senin için en zor olan ders matematik, ama diğer derslerde daha hızlı ilerleyebilirsin. İşte burada, zorlandığın dersleri öncelikli olarak ele almanın mantıklı olduğunu unutma. Mesela, matematikten başlamak iyi bir fikir olabilir. Zaten sabah saatlerinde zihninin en taze olduğu zamanlar, bu dersle boğuşmak için en uygun zaman dilimi. O yüzden, ilk iş olarak matematik kitaplarını kapat ve o kazık sorularla yüzleşmeye hazırlan.
İlerledikçe, kendini daha da motive hissedeceksin. Zaman içinde, derslerin arasında geçiş yapmanın da faydalı olabileceğini göreceksin. Belki bir gün edebiyat çalışırken, diğer gün kimya ile devam edebilirsin. Her ders arasında kısa molalar vermek, zihnini açar, tazeler. Hani bir kahve molası verip sosyal medya hesaplarına göz atmak gibi düşün. Ama dikkat et, bu molalar bir anda saatler almazsa iyi olur. Yani, dikkatli bir denge kurmalısın.
Bir de, ders çalışma sırası belirlerken zaman dilimlerini göz önünde bulundurmalısın. Her gün belirli saatlerde ders çalışmak, beyninin de bu duruma alışmasına yardımcı olur. Bu yüzden, belirli bir rutin oluşturmak sana daha düzenli bir çalışma ortamı sağlar. Hani derler ya, “alışkanlıklar insanı şekillendirir” diye. İşte bu noktada, kendine bir program yapmayı ihmal etmemelisin. Günün ilk saatlerini her zaman daha verimli değerlendirebilirsin.
Tabii ki çalışma sırasında not almak da çok önemli. Çalıştığın konularla ilgili notlar alarak, o bilgileri kalıcı hale getirebilirsin. Hatta bu notları daha sonra gözden geçirdiğinde, o anki düşüncelerini hatırlamak bile keyifli olabilir. Belki de eski notlarına baktığında, o zamanlar ne kadar zorlandığını hatırlayıp gülümseyeceksin. Bu da seni motive eder, değil mi?
Ders çalışma sırasını oluştururken, bazen kendine de karşı nazik olmalısın. Yani, her gün dört beş saat kesintisiz çalışmak yerine, kısa ama etkili süreler belirlemek daha mantıklı olabilir. İşte bu noktada, zamanını nasıl yönettiğin çok önemli. Hani insanlar der ya, “az ama öz çalışmak” diye. İşte bu, tam da bu noktada devreye giriyor.
Son olarak, motivasyonunu yüksek tutmayı unutmamalısın. Çalışma düzenini oluştururken, arada bir kendine küçük ödüller vermek de güzel bir motivasyon kaynağı olabilir. Belki bir film izlemek ya da arkadaşlarınla buluşmak… Bu tür küçük ödüller, seni daha hevesli hale getirebilir. Çünkü biliyorsun ki, bu uzun maratonda kendine de zaman ayırmak, başarını artıracak bir strateji. Hadi bakalım, şimdi dergilerin arasına dalmanın tam zamanı!
Ders çalışma sırasını belirlerken, öncelikle güçlü ve zayıf yönlerini belirlemelisin. Belki de senin için en zor olan ders matematik, ama diğer derslerde daha hızlı ilerleyebilirsin. İşte burada, zorlandığın dersleri öncelikli olarak ele almanın mantıklı olduğunu unutma. Mesela, matematikten başlamak iyi bir fikir olabilir. Zaten sabah saatlerinde zihninin en taze olduğu zamanlar, bu dersle boğuşmak için en uygun zaman dilimi. O yüzden, ilk iş olarak matematik kitaplarını kapat ve o kazık sorularla yüzleşmeye hazırlan.
İlerledikçe, kendini daha da motive hissedeceksin. Zaman içinde, derslerin arasında geçiş yapmanın da faydalı olabileceğini göreceksin. Belki bir gün edebiyat çalışırken, diğer gün kimya ile devam edebilirsin. Her ders arasında kısa molalar vermek, zihnini açar, tazeler. Hani bir kahve molası verip sosyal medya hesaplarına göz atmak gibi düşün. Ama dikkat et, bu molalar bir anda saatler almazsa iyi olur. Yani, dikkatli bir denge kurmalısın.
Bir de, ders çalışma sırası belirlerken zaman dilimlerini göz önünde bulundurmalısın. Her gün belirli saatlerde ders çalışmak, beyninin de bu duruma alışmasına yardımcı olur. Bu yüzden, belirli bir rutin oluşturmak sana daha düzenli bir çalışma ortamı sağlar. Hani derler ya, “alışkanlıklar insanı şekillendirir” diye. İşte bu noktada, kendine bir program yapmayı ihmal etmemelisin. Günün ilk saatlerini her zaman daha verimli değerlendirebilirsin.
Tabii ki çalışma sırasında not almak da çok önemli. Çalıştığın konularla ilgili notlar alarak, o bilgileri kalıcı hale getirebilirsin. Hatta bu notları daha sonra gözden geçirdiğinde, o anki düşüncelerini hatırlamak bile keyifli olabilir. Belki de eski notlarına baktığında, o zamanlar ne kadar zorlandığını hatırlayıp gülümseyeceksin. Bu da seni motive eder, değil mi?
Ders çalışma sırasını oluştururken, bazen kendine de karşı nazik olmalısın. Yani, her gün dört beş saat kesintisiz çalışmak yerine, kısa ama etkili süreler belirlemek daha mantıklı olabilir. İşte bu noktada, zamanını nasıl yönettiğin çok önemli. Hani insanlar der ya, “az ama öz çalışmak” diye. İşte bu, tam da bu noktada devreye giriyor.
Son olarak, motivasyonunu yüksek tutmayı unutmamalısın. Çalışma düzenini oluştururken, arada bir kendine küçük ödüller vermek de güzel bir motivasyon kaynağı olabilir. Belki bir film izlemek ya da arkadaşlarınla buluşmak… Bu tür küçük ödüller, seni daha hevesli hale getirebilir. Çünkü biliyorsun ki, bu uzun maratonda kendine de zaman ayırmak, başarını artıracak bir strateji. Hadi bakalım, şimdi dergilerin arasına dalmanın tam zamanı!