Haberler

Haberler->Eğitim-Bir-Sendikası   
Eğitim-Bir-Sen`den Ev Ödevi

Eğitim-Bir-Sen, 2007-2008 eğitim-öğretim yılının sonu münasebetiyle bir basın toplantısı düzenledi. Ankara İlci Otel'de düzenlenen basın toplantısında Anayasa Mahkemesi'nin eğitim özgürlüğünü kısıtlayan ve TBMM'nin görev alanına müdahale eden kararını değerlendirilirken, Genel Sekreteri Halil Etyemez, "Cumhuriyet idaresinin uygulanış biçimi olan demokrasinin gereklerine uygun olarak teşekkül eden TBMM'de milletin vekilleri millet adına bir karar alamayacaklarsa cumhuriyet ve demokrasi sözcüklerinin tanımı üzerinde bir anlaşmazlık var demektir." dedi.

Basın Açıklamasını aynen yayınlıyoruz:            Bu anlaşmazlığı giderecek ve Cumhuriyet idaresinin uygulanış biçimini demokratik cumhuriyet olarak sürdürecek olan yine bu millettir. Milletin önünde durmak mümkün değildir." dedi.
                                     Eğitim camiası olarak millet iradesinin fanus içerisine hapsedilerek işlevselliğinin yok edildiği bir dönemde 2007-2008 eğitim öğretim yılının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin son kararıyla yeryüzünde bulunuşunun hamuru olan iradesine sahip olma yetisinin elinden alınması milletimizi derinden sarsmıştır. Özgürlüğü temel karakteri olarak vasıflandıran milletimiz, millî iradenin tecelligahı olan TBMM'nin aldığı kararların Anayasa Mahkemesi tarafından yok sayılmasını özgürlüğüne indirilmiş bir darbe olarak değerlendirmekte ve en önemli değerini yitirmiş olanların bunalımını yaşamaktadır. 1. Dünya Savaşı sonrasının nâ-müsâit şartlarında kendi geleceğiyle ilgili kararları kendisi alarak istiklalini temin için canı başta olmak üzere bütün varlığını Milli Mücadele'ye sarfeden bu millet, egemenliğinin hiçe sayılması anlamına gelen bu kararla tüm bünyesiyle travma geçirmiştir. "Hâkimiyet bilâ kayd u şart milletindir" esası uğruna fedakârlıklar ortaya koyan, zaferle neticelenen mücadeleler veren muazzez milletimiz hâkimiyetine kayıt şart koyanların kim adına kimin için hareket ettiklerini ve kaynağını kimden aldıklarını merak etmektedir. 

         Cumhuriyet idaresinin uygulanış biçimi olan demokrasinin gereklerine uygun olarak teşekkül eden TBMM'de milletin vekilleri millet adına bir karar alamayacaklarsa cumhuriyet ve demokrasi sözcüklerinin tanımı üzerinde bir anlaşmazlık var demektir. Bu anlaşmazlığı giderecek ve Cumhuriyet idaresinin uygulanış biçimini demokratik cumhuriyet olarak sürdürecek olan yine bu millettir. Milletin önünde durmak mümkün değildir.

         Ülkemizde yaşanan son sıkıntıların eğitime ilişkin kimi düzenlemelerden kaynaklandığı herkesin malumudur. Eğitim yasaklarla değil özgürlüklerle yüceltilir. Ülkemizde uygulanan başörtüsü yasağı çağdışıdır. Çağcıl bakışta insanın kafasının dışına değil içine bakılır, üretim kapasitesine bakılır. Başörtüsü inanan insanlar için Allah'ın emridir. Başörtüsünü yasaklayan irade Allah'la kul arasına girmekte, inancı gereği başörtüsü takanların öğrenim haklarını ve çalışma haklarını ellerinden alarak vatandaşlarından bir kısmına ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmaktadır. Bunun dünyadaki örneğini Afrika'da ve Amerika'da beyazların siyahlara karşı uygulamalarında görmek mümkündür.

         Tarihi günleri yaşadığımız şu günlerde bir eğitim öğretim yılının sonuna gelmiş olmamız hasebiyle genel değerlendirmelerimizin ardından başta TBMM, Hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere yasama ve yürütme organlarının yeni dönemde yerine getirmesi gereken bazı sorumlulukları(ev ödevlerini) bu vesileyle hatırlatmak istiyoruz. Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yaz boyu çalışma kararı almasını takdirle karşılıyoruz. TBMM ve Hükümet Anayasa Mahkemesi'nin son kararıyla tıkanan sistemi açmak için milleti kucaklayan, demokratik, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa'yı yaz sonuna kadar mutlaka çıkarmalıdır. Sivil Anayasa'ya paralel olarak 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası'nda da restorasyona gidilmeli, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası örgütlenmeyi kolaylaştıracak, toplu sözleşmeli ve grevli demokratik bir yasa haline getirilmelidir. Yine çıkarılacak yeni Anayasa'nın demokratik ruhuna uygun olarak YÖK yasası yeniden düzenlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı da yaz ayını iyi değerlendirmeli, aşağıda özetle bahsedeceğimiz konuları çözüme kavuşturmalıdır.         

Erken Tatilden Dolayı Öğretmenler Mağdur Edilmemelidir

         Milli Eğitim Bakanlığınca lise son sınıf ve ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin birer hafta izinli sayılmaları nedeniyle bu sınıflarda görevli öğretmenlerin okula gelmelerine rağmen ek ders ücreti alamamaları söz konusu olacaktır. Erken tatilden dolayı öğretmenlerimiz mağdur edilmemelidir.         

Sözleşmeli Öğretmenlerin Mağduriyeti Giderilmelidir

         Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasındaki farklılıklar giderilmelidir. Acilen sözleşmeli öğretmenlere il içi ve iller arası isteğe bağlı yer değişikliği hakkı verilmelidir.        

Öğretmen Kariyer Basamakları Sınavı

         Öğretmen Kariyer Basamakları Sınavını kazanıp her hangi bir nedenle uzman veya başöğretmen olamayanların kazanılmış hakları dikkate alınarak mağduriyetleri giderilmeli, konu ile ilgili mevcut yasal düzenleme dikkate alınarak yeni sınav açılmalıdır.        

Yönetici Atama

         Yönetici Atama Yönetmeliğinin sürekli yargıdan dönmesi okullarımızın yönetilmesinde ciddi sıkıntılara sebebiyet vermiştir. Bu sıkıntılardan dolayı okullarımız yönetilemez duruma gelmiş, bu durum öğretmenlerimizin motivasyonunu olumsuz etkilenmiştir.         

Anadolu Lisesi Öğretmenlerin Mağduriyetleri Devam Ediyor

         2005/73 sayılı genelge gereği Anadolu Liselerine atanan daha sonra Danıştay 2. Dairesinin kararı gereği atamaları iptal edilen öğretmenler mağdur edilmişlerdir. Mağduriyetleri en kısa sürede giderilmelidir.        

Yer Değiştirme Yönetmeliği Mağdur Ediyor

         Öğretmenlerin il içi ve iller arası yer değiştirmelerinde ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Yer değiştirme yönetmeliği ve kılavuzundan kaynaklanan sıkıntılardan dolayı öğretmenlerin aile bütünlüğü bozulmuştur. Öğretmenlerin çalışma koşulları, özür durumları ve aile bütünlüğü göz önünde bulundurularak yeni bir düzenleme yapılmalıdır.        

Mali Kaygılarla Eğitim Yönetimi Yapılamaz

         Bakanlar Kurulu'nun "Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 2008/13567 sayılı kararı ile yapılan değişiklik öğretmenlerin hastalığı cezalandırılmıştır. Ek ders kararnamesindeki bu değişiklik kabul edilemez. Bakanlık bu mağduriyeti giderici düzenleme yapmalıdır.        

Denge Tazminatı Tüm Eğitim Çalışanlarına Verilmelidir

         Bakanlıkça veya Valiliklerce; AB Birimlerine, Milli Bayramların Teknik Komitesine, İl Lig Heyetine, Bilgisayar Koordinatör Öğretmenliğine, Formatör Öğretmenliğe görevlendirilen öğretmenler ile şube müdürleri, şefler ve müfettişlere de denge tazminatı verilmelidir.        

Hizmetli ve Memurlar Üvey Evlat Muamelesi Görmeye Devam Ediyor

         Hizmetli, memur, şoför, bekçi, kaloriferci gibi genel idare ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışanlar üvey evlat muamelesi görmeye devam ediyor. Söz konusu çalışanların başta özlük hakları ve ekonomik haklarında ciddi iyileştirmeler yapılmalıdır.         

Velilerimize Hatırlatmalar

Velilerimiz tatile giren çocuklarının küçük de olsa başarılarını ödüllendirmeli, karnelerindeki muhtemel olumsuzlukları, kendilerine karşı sevgisini saygısını yitirmesine, okula ve hayata bakışını olumsuzlaştırmasına neden olacak boyutta bir görüşmenin konusu yapmamalıdır. Ders kitabı dışındaki roman, hikâye, şiir, deneme, inceleme, araştırma eserleri gibi kültür kitaplarının eğitimi destekleyici rolü bilinenden çok daha büyüktür. Bu sebeple velilerimiz öğrencilerimizi kitap okumaları için yönlendirmeli, teşvik etmelidirler. En güzel karne hediyesi, dünyaca ünlü seçkin yazar ve düşünürlerimizden seçilmiş bir kitap setidir. 100 Temel Eser, bu manada olumlu bir seçmedir.  


Bu Haber: 1025 Defa Okundu YORUM YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ(0)
YORUM YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ


MKPNews ©2004-2007 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2007 mkportal.it