*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
18 Kasım 2017, 00:55:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
K: Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi  (Okunma Sayısı 8572 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 27 Ağustos 2010, 15:41:42 »
Serdar Yıldırım Offline
Tecrübeli Üye

***
Mesaj Sayısı: 87



Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikaye: Rum Çocuk Çetesi

mustafa'nın Dayısı Hüseyin Ağa Akşamüstü Çiftliğe Geldi. Hava Karamaya Başladığından Herkes Odada Oturmuş, Akşam Yemeği Öncesi Sohbete Dalmıştı.

hüseyin Ağa: " Millet Duydunuz Mu? Karşı Rum Köyünden Çocuklar Beş-altı Kişilik Bir Çete Kurmuşlar, Sağa Sola Saldırıyorlarmış. Tarlada Veya Yolda Yalnız Türk Çocuğu Görürlerse Dövüyorlarmış. Çevre Köylerde Herkeste Bir Korku Varmış. Çocuklar, Yalnız Evin Kapısına Çıkamıyormuş. Bugün Öğle Vakitleri Bizim Köyden Hasan'ın Oğlu Veli'yi Bahçede Yakalayıp Dövmüşler. Veli Şimdi Evinde Yaralı Yatıyor. Gittim, Gördüm. Ağzı, Yüzü Kanamış, Ayrıca Ayaklarına Sopayla Vurmuşlar, Yürüyemiyormuş. "

hüseyin Ağa'nın Karısı: " Yazıklar Olsun! Veli'den Ne İstemişler? Kendi Halinde, Saf, İyi Yürekli Bir Çocuk O. "

zübeyde Hanım: " Ben Bu Rumları Hiç Sevmem, Çünkü Her Rum, Türk Düşmanı Olarak Doğar. Rum Çeteler, Türk Köylerine Hep Saldırırlar. Şimdi Bir De Çocukları Çıktı Başımıza. "

hüseyin Ağa: " Mustafa, Artık Bakla Tarlası İşi De Yatar. Rum Çocuklar Bizim Köyün Etrafında Gezerlermiş. Zannedersem Bundan Sonra Bakla Tarlasında Bekçilik Yapmaya Gitmezsin. Rum Çocuklara Yakalanırsan Seni İkiye Bölerler. "

mustafa: " Dayıcığım, Bu Mümkün Değil. Onlar Beni İkiye Bölmeden, Ben Onları Dörde Bölerim. "

odada Gülüşmeler Çoğalınca Hüseyin Ağa, Ben Ellerimi Bir Yıkayayım, Deyip Dışarı Çıktı. Akşam Yemeği Yendikten Sonra Da Aynı Konu Konuşuldu. Konuşulanlar Özetlenirse, Artık Mustafa, Makbule Ve Hüseyin Ağa'nın Çocukları Kesinlikle Çiftlik Duvarları Dışına Çıkmayacaktı.

mustafa İse, Korkmakla Bir Yere Varılamayacağını, Söyledi. Benim Tarlaya Gitmemem, Zalimin Zulmüne Dur Demeyeceğim Anlamına Gelir. Ben Tarlaya Gitmeyeyim, Ahmet, Mehmet Gitmesin. Bunun Sonu Nereye Varır? Bu Duruma Karşı Çıkacak Birileri Lazım, Birisi Lazım. Mustafa, Rum Çocuklardan Korktu Da Tarlaya Gitmedi Dedirtmem Kimseye, Dediyse De Dinletemedi.

annesi Zübeyde Hanım: " Cesaretin Böylesini Alkışlarım Ama Tarlaya Yalnız Gitmeni İstemiyorum. Otur Oturduğun Yerde, " Dedi.

dayısı Hüseyin Ağa: " Boşver Be Mustafa. Önemseme Böyle Şeyleri. Ben O Rum Çocukları Görürsem Sopayla Kovalarım. Sanki Memleketi Sen Mi Kurtaracaksın? " Diye Sordu.

mustafa: " Evet, Dayıcığım, Gerekirse Evet. "

mustafa Ertesi Gün Daha Güneş Doğmadan Yatağından Kalktı. Hemen Üstünü Değiştirip, Dışarı Çıktı. Çiftlikten Ayrılıp Bakla Tarlasına Doğru Yürümeye Başladı. Ay Işığı Altında Önünü Görüyordu. Demek Rum Çocuklar Çete Kurmuşlar Ve Türk Çocuklarını Dövüyorlarmış. Daha İki Gün Önce Veli'yle Dört Taş Oyunu Oynamışlardı. Veli Şimdi Acaba Ne Haldeydi? Yüzündeki Yaralar Biraz İyileşmiştir. Ayaklarına Sopayla Vurmuşlar. Yürüyememesi Çok Kötü. Mazluma Eziyet, Cezayı Gerektirir. Gerekirse Cezalandırıcı Olurum.

mustafa Bakla Tarlasına Vardığında Güneşin İlk Işıkları Ortalığı Aydınlatmaya Başlamıştı. Sabah Oluyordu. Tarlanın Ortasında Bulunan Kulübeye Girdi. Oradaki Birkaç Aleti Aldı. Bunları Eski Giyecek Eşyalarının Altına Koyarak Kapının İki Tarafına Gizledi. Daha Sonra Tarlanın Dışına Çıkarak, Geri Döndü. Son Derece Yavaş Adımlarla, Arada Bir Durup Düşünerek, Tarlaya Girdi Ve Kulübeye Doğru Yürümeye Başladı. Kendini Çete Reisi Yerine Koyuyor, Yine Kendisi İçin, Felaket Senaryosu Üretiyordu.

mustafa Tarlanın Ortasında Bulunan Kulübenin Yakınlarında Dururken İlerdeki Tarlanın Kenarından Yürüyerek Gelen Birkaç Kişi Gördü. Gelenler Yaklaştıkça Mustafa Bunların Görünüşlerinden Çocuk, Giyinişlerinden Rum Olduklarını Anladı. Bakalım Bu Rum Çocuklar Yalnız Buldukları Türk Çocuklarını Döven Çetenin Elemanları Mıydılar? Mustafa, En Kötü İhtimalle Bunlar Onlardır, Diye Düşünerek, Dik Duruşunu Bozmadı. Değilseler Ne İyi Ama Ya Onlarsa Önce Uyarıcı Sonra Caydırıcı Olmalıydı. Mecbur Kalmadıkça Kavga İşine Girmek İstemiyordu. Belki De Büyüdüğünde Çok Daha Büyük Kavgalara Kendini Hazırlıyordu. Böyle Dar Alanlarda Marifet Gösterilemeyeceğini Düşünüyordu. İnsanın Bir Marifeti Varsa Bunu Dünyaya Göstermeliydi.

beş Rum Çocuğundan Dördü Tarlanın Kenarında Kaldı. Sadece Biri, Kabadayıvari Hareketlerle Yürüyeni Tarlaya Girdi Ve Mustafa'ya Doğru Yürümeye Başladı. Sağ Tarafından Su Almış, Hafifçe Yana Yatmış Gemi Gibi, Kafa Öne Eğilmiş, Gözlerini Belertmiş, Bakışlarını Mustafa'ya Dikmiş, O'nun Korkmasını Ve Kaçmasını Bekleyerek Yanından Geçip Kulübeye Girip Çıktı Ve Gelip Mustafa'nın İki Adım Karşısında Durdu.

" Hey Arkadaş! Sen Heykel Gibi Dimdik Durmak. Yok Kulübede Baba, Dede. Demek Sadece Kendine Güvenmek Var. "

" Doğrudur Bu. Kendime Çok Güvenirim. Her Engeli Aşmasını Bilirim. "

" Dur Arkadaş! Farzet Ki, Önünde Büyük Engel, Aşamadın Engeli. "

" O Zaman, Engeli Yıkar Geçerim. "

" Vay Be!.. Bravo Arkadaş! Sen Çok Cesur Olmak. Ben Seni Alkışlamak. Gün Gelip Dünya Seni Alkışlamak. Ben Sana Hürmet, Saygı. Ben Yanlış Yapmak. Dövmek Türk Çocuklarını. Senden Utanmak. Buralardan Gitmek Ben, Çok Uzaklara. "

rum Çocuklar Gittikten Sonra Mustafa Bir Süre Oralarda Gezindi. Cesur Olmak, Bana Her Zaman Artı Puan Kazandırmıştır, Diye Düşündü. Cesur Olmasaydım, Sabahın Köründe Tarlaya Gelip Rum Çocuklarını Beklemezdim. Çetenin Elebaşı, Karşımda Tutunamayacaklarını Anladığı İçin, Ters - Yüz Edip, Arkasına Bakmadan Kaçtı. Benim İçin, Birle Beş Hiç Farketmez. Kapışma Olsaydı, Onların Alacakları Eksi Puanları Geldikleri Rum Köyündekiler Bir Günde Saymakla Bitiremezdi.

sabah Uyanınca Mustafa'nın Yatağının Boş Olduğunu Gören Dayısı Hüseyin Ağa, Mustafa'yı Aramaya Çıkmıştı. O'nu Nerede Bulacağını Çok İyi Biliyordu. Tarlaya Geldiğinde:

" Neden Böyle Yaptın Mustafa, Erkenden Tarlaya Geldin? Biraz Önce Rum Çocuklarını Gördüm. Hızlı Hızlı Gidiyorlardı. Galiba Buraya Uğramışlar. Sende Kırık - Çıkık Yok Ya? "

" Bende Kırık - Çıkık Yok Da, Çete Reisiyle Kısa Bir Tartışmamız Oldu. Böylelikle Kötülük Yapma Düşüncesi Kayboldu. Türk, Öyle Güçlüdür Ki, Her Zorluğun Üstesinden Gelir. Daima Başarılı Olur. Türk'ün Gücünü Az Önce Anladılar. Ben Büyüdüğümde Daha İyi Anlayacaklar. "

                                                                                               Son

Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 3967


View Profile
Re: Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi
« Posted on: 18 Kasım 2017, 00:55:47 »

 

MESAJDAKİ DOSYA VE EKLENTİLERİ GÖRMEK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ.Üye olmak 10 Sniyenizi alacaktır.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi oyunları, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi programı, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi , Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi program yükle, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi download, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi hikayeleri, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi kitabı, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi haber, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi yükle, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi videosu, Atatürk'ün Çocukluğu Hikayesi: Rum Çocuk Çetesi, şarkı sözleri
Logged
 
İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Y G Son Mesaj
Gülümseme ...bir Tebessüm Hikayesi Şiirler cendere 0 3046 Son Mesaj 24 Ocak 2009, 15:19:24
Gönderen: cendere
Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikayeler ATATÜRK Hakkında Herşey Serdar Yıldırım 1 3584 Son Mesaj 28 Mart 2010, 10:27:08
Gönderen: Mehmet
Anne Güvercin Hikayesi 2. Sınıflar Serdar Yıldırım 1 3945 Son Mesaj 07 Nisan 2011, 19:28:14
Gönderen: Mehmet
Kahve Fincanı Nın Hikayesi Sohbet / Eğlence murat23 1 2437 Son Mesaj 15 Kasım 2012, 11:37:38
Gönderen: murat23
Atatürk'ün Çocukluğu 2 Sesli Atatürk'ün Çocukluğu ATATÜRK Hakkında Herşey Serdar Yıldırım 1 4895 Son Mesaj 06 Haziran 2013, 17:58:23
Gönderen: Serdar Yıldırım
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|- | - | - | - | -
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines

sitemap ( urllist ( rss ( archiv ( arsiv ( xml (

MKPortal ©2003-2007 mkportal.it