*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
13 Aralık 2018, 04:37:34


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
K: Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz?  (Okunma Sayısı 2172 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 23 Haziran 2008, 13:47:04 »
cendere
Ziyaretçi

ATATÜRKÇÜLER İÇİN YOL AYRIMI
Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz?

Yol ayrımından kastım, kendi zehaplarına göre bir Atatürkçülük fikriyatını savunan çevrelerin karşılaştığı açmazdır:

Ya muasır medeniyet seviyesinin icaplarına itaatle hürriyeti ve demokrasiyi temel değerler haline getiren Batı modeli bir siyasi düzeni tercih edip Türkiye'yi rahatlatacaklar veya Atatürkçülüğü, 30'lu yılların Tek Partili hayatına uygun otarşik bir tahditler rejimi şekline sokup iktidarlarını bir süreliğine olsun devam ettirmenin çaresine bakacaklar.

Açmazları şurada: Atatürk, yüzü Batı'ya dönük, muasır dünya ile aynı zaman dilimini ve medeni standartları paylaşan bir ülkenin hayalini kurmuştu. Bu idealin, şimdiki zamana tercümesi ise, elifi elifine Avrupa Birliği projesine iltihaktır. Atatürkçülükten ekmek yiyen çevreler ise Avrupa Birliği'ne muhalefet ediyorlar. Türkiye'nin kendine mahsus özel şartlar taşıyan ve dolayısıyla çağdaş dünya ile aynı standartları paylaştığında yoldan çıkıp darmadağın olacak, hatta parçalanacak evsafta "gevrek" bir ülke olduğunu ileri sürüyorlar. Atatürkçü olmak faraziyesiyle "Batıcı" iken aynı zamanda Batı'ya karşı olmak, Batı'nın Türkiye'yi bir zaaf anında apansız bastırarak dilim dilim yutacağını savunup belirsiz bir süre için aydın despotların kontrolünde tutulması gerektiğini savunmak tam bir saçmalık!

Bugünün Atatürkçüleri, varlıklarını ve fikirlerini meşrûlaştırmak için çok vahim bir yakın tehlikenin mevcudiyetini ispatlamak zorunda hissediyorlar kendilerini; bir "mücbir sebep" ihtiyacı içindeler; bu mücbir sebep, II. Meşrutiyet'ten beri değişmedi: İrticâ ve bölücülük. Cumhuriyetin antitezi gericilik ise, gericiliğin yakın, eli kulağında bir tehlike olduğunun hep gündemde ve sıcak tutulması lâzım.

Bu memlekette elbette bir miktar gerici vardır, 70 milyonluk bir memlekette böyle yeşillikler hiçbir zaman eksik olmaz. Mesele şurada; gericilerin sayısı ile darbe heveslileri kantara vurulsa hangi zümre galebe eder? Daha doğrusu hangi tehdidi yakın ve ciddi bir risk olarak kabul etmemiz gerekiyor? Bu soruya samimi cevap veremiyorlar ve konuyu çarpıtıp laiklik aleyhtarlığının "odak" derecesinde kesafet kazandığını ileri sürerek "vesayet" haklarına ilişilmemesini istiyorlar.

Diyelim ki irtica hakikaten vahim boyutlarda; "odak" olmayı da geçmiş, bugünden yarına Türkiye'de "laik hayat tarzı"nı ortadan kaldıracak derecede azmanlaşmıştır. O zaman sual şudur: Bu nasıl bir vesayet rejimidir ki, irticâ azalması gerekirken mütemadiyen artmaktadır? Cumhuriyet niçin sivrisinek gibi gerici üreten bir "fauna"dır? Niçin ilerici, aydın yürekli, çağdaş ve laik güçler hep cumhuriyeti korumak ve kollamak için savunma pozisyonunda beklemek zorundadır? Cumhuriyet'in aydınlatıcı maarif hamleleri başarıya ulaşmamış mıdır yoksa?

Veya soruyu şöyle değiştirebiliriz: Köy enstitüleri vaktiyle CHP tarafından kapatılmamış olsaydı, bugün irticâi güçler hâlâ tek başlarına seçim kazanacak kertede azmanlaşıyor olabilirler miydi?

İşte yol ayrımı bu; Atatürk'ün çizdiği perspektife göre yüzümüzü Batı'ya çevirirsek bugünün örtülü muktediri derin bürokratların saltanatı sona erecek ve yerine -gariptir- 6 ok içinde hiç zikredilmemiş, modern demokratik değerler alacaktır. İkinci ihtimâl, askerî-bürokratik vesayet düzeninin işte bugünlerde olduğu gibi düşe kalka devamının çaresine bakmaktır ki, yapılan da esasen budur; bu uğurda icabında darbeyi bile göze alarak gerginlik üzerinden iktidar mücadelesi vermek. Bu yolun ucu yok; Türkiye'ye hayrı da yok.

Atatürkçü geçinenlerin -eğer samimi iseler- Atatürk'ü iyi anlamaktan başka çıkar yolları kalmadı: Atatürkçüler, lütfen biraz Atatürkçü olunuz ve Türkiye'nin ayağına bağ olmaktan vazgeçiniz!
AHMET TURAN ALKAN-ZAMAN
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 3984


View Profile
Re: Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz?
« Posted on: 13 Aralık 2018, 04:37:34 »

 

MESAJDAKİ DOSYA VE EKLENTİLERİ GÖRMEK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ.Üye olmak 10 Sniyenizi alacaktır.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? oyunları, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? programı, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? , Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? program yükle, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? download, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? hikayeleri, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? kitabı, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? haber, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? yükle, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz? videosu, Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz?, şarkı sözleri
Logged
 
İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Y G Son Mesaj
Yediklerimiz Nereye Gider?/hikaye Dil Etkinlikleri feyza05 1 3969 Son Mesaj 25 Ağustos 2008, 10:21:15
Gönderen: feyza05
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|- | - | - | - | -
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines

sitemap ( urllist ( rss ( archiv ( arsiv ( xml (

MKPortal ©2003-2007 mkportal.it