*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
16 Temmuz 2020, 15:22:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
K: Yaşanmış Dini Hikayeler  (Okunma Sayısı 13893 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 22 Ağustos 2008, 14:56:15 »
cendere
Ziyaretçi

BU SAYGIYI DİNİNİZ Mİ EMRETTİ?
Yağmurlu bir gündü.Bayezid-i Bistami,Cuma namazı için evinden camiye gitmek üzere çıktı.Sağnak halinde yağan yağmur yolları çamurlu hale getirmişti.Camiye yaklaşınca, bir evin dış duvarlarına çamurlu ayakkabılarını silerek temizledi.Camiye temiz ayakkabılarla girmek istiyordu.
Duvarlarına ayakkabılarını sildiği ev, ateşe tapan bir mecusiye aitti.Temizlik bittikten sonra,camiye yöneleceği anda,aklına, yaptığı işin yanlışlığı geldi.İzin almadan bir insanın duvarını çamurlamış,kirletmişti.
-Ev sahibi ile helalleşmeden nasıl Cuma namazı kılabilisin?Başkasının duvarını kirletmiş halde, nasıl Allah'ın huzurunda durabilirsin?diye kendi kendine söylendi.Derhal duvardan içeri girip evin kapısını çaldı.
Kapıyı açan Mecusi,Bayezid'e:
-Buyrun, bir arzunuz mu var?diye sorunca,
Bayezid-i Bistami:
-Sizden özür dilemeye,helallik istemeye geldim,dedi.
Mecusi:
-Ne özrü,ne helalliği?diye sordu,Bayezid özür dileme sebebini şöyle anlattı:
-Biraz önce,duvarınızı çamurlu ayakkabılarımla kirlettim.Bu yaptığım doğru değildi.Ama yağmurun şiddeti,sokakların çamuru,bana bu inceliği unutturdu.Şimdi özür diliyor,hakkınızı helal etmenizi rica ediyorum.
Mecusi hayretler içinde:
-Peki ama,bu yaptığınızın bana ne zararı var.Zaten duvarlarımız kir ve çamur içinde.Sizin ayağınızdan oraya sürdüğünüz çamurlar,ayrıca bir çirkinlik meydana getirmiyor ki...dedi.
Bayez-i Bistami:
-Doğru olabilir,ama yine de bu bir haktır ve sahibinin izni ve rızası gereklidir,buyurdu.
Mecusi:
-Size bu inceliği ve insan haklarına saygıyı dininiz mi öğretti?diye sorunca,Bayezid:
-Evet,dinimiz ve bu dinin peygamberi Muhammed Aleyhisselam öğretti,cevabını verdi.Mecusi:
-Öyle ise,bu din haktır.Bizim de bu dine girmemiz şarttır,diyerek şehadet kelimesini getirip müslüman oldu.
(İslam, insanların temel hak ve hürriyetlerini büyük bir titizlikle güvence altına almış,dokunulmaz alan saymıştır.)

Alıntı
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 4000


View Profile
Re: Yaşanmış Dini Hikayeler
« Posted on: 16 Temmuz 2020, 15:22:11 »

 

MESAJDAKİ DOSYA VE EKLENTİLERİ GÖRMEK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ.Üye olmak 10 Sniyenizi alacaktır.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yaşanmış Dini Hikayeler oyunları, Yaşanmış Dini Hikayeler programı, Yaşanmış Dini Hikayeler , Yaşanmış Dini Hikayeler program yükle, Yaşanmış Dini Hikayeler download, Yaşanmış Dini Hikayeler hikayeleri, Yaşanmış Dini Hikayeler kitabı, Yaşanmış Dini Hikayeler haber, Yaşanmış Dini Hikayeler yükle, Yaşanmış Dini Hikayeler videosu, Yaşanmış Dini Hikayeler, şarkı sözleri
Logged
« Yanıtla #1 : 22 Ağustos 2008, 14:57:50 »
cendere
Ziyaretçi

GERÇEK İBADET EDEN KİM?:İsa Peygamber,bir gün,kendi halinde oturduğunu gördüğü bir adama:
-Ne iş yaparsın?diye sordu.
Adama adeta övünürcesine:
-Sadece ibadetle meşgul olurum,dedi.
İsa Peygamber,
-Geçimini kim karşılar öyleyse?diye yeniden sordu.
Adam:
-Kardeşim çalışır,hem kendinin hem benim ihtiyaçlarımı karşılar,deyince,İsa Peygamber şu düşündürücü cevabı verdi:
-Asıl ibadet eden,kardeşindir desene...
(İnsanın kimseye yük olmamakiçin, geçimini helal yollardan sağlamaya çalışması,nafile ibadet sayılır.)

Alıntı
Logged
« Yanıtla #2 : 22 Ağustos 2008, 14:58:58 »
cendere
Ziyaretçi

CİMRİLİK ATEŞİ:

Resul-i ekrem efendimiz, Kâbe'yi tavaf eden birinin gözyaşları içinde (Ey Beytin sahibi, bu beytin hürmetine beni affet) diye ağlayarak dua ettiğini görüp buyurdu ki:

- Suçun nedir de bu kadar yalvarıyorsun?

- Çok büyüktür, imkânsız anlatamam.

-Yazık sana! Karalardan da mı büyük ve ağırdır?

-Evet.

- Eyvah! Denizlerden de mi büyüktür?

- Evet.

- Göklerden de mi büyüktür?

- Evet.

- Arştan da mı büyüktür?

-Evet.

-Allahın rahmetinden de mi büyüktür?

-Hayır.
- O hâlde neymiş bu?
- Çok zenginim. Benden küçük bir şey istense, içimi bir ateş kaplar, bir kuruş vermem.

Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- Aman ateşinle beni de yakma! (İ. Gazali)

Alıntı
Logged
« Yanıtla #3 : 22 Ağustos 2008, 15:00:28 »
cendere
Ziyaretçi

BANA BİR SÖZÜ VARDI:

Evliyanın büyüklerinden
Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerine''kuddise sirruh''bir gün, bir papaz gelerek;
- Yâ imâm! İkimiz de din adamıyız. Sence hangimiz daha üstünüz?diye sordu.
Büyük Velî;
- Bir hafta sonra gel, cevabını vereyim,buyurdu.
Papaz bir hafta sonra geldiğinde;
- Cüneyd vefat etti,dediler.
Çok şaşırdı:- Vefat mı etti?
- Evet.
- İyi ama, bana bir sözü vardı.
- Ne sözü?
- Bir hafta önce Ona birşey sormuştum.
Bugün cevabını alacaktım.
Onu, içeri götürüp;
- İşte cesedi, kendisine sor!dediler.
Papaz tereddüt etmeden sordu:
- Yâ imâm! Ben mi üstünüm, sen mi?
Büyük Velî,
keramet olarak cevap verdi:
- Ben üstünüm!
- İyi de, bunu niçin bir hafta önce söylemedin?
- O zaman belli değildi ki.
- Neden?
- Çünkü o zaman ikimiz de hayattaydık. İkimizin de son nefesi belli değildi. Ama ben şimdi,
''Îman ile ayrıldım dünyâdan''.Senin durumun ise hâlâ belli değil.
Papaz bu kerâmeti görünce,
Kelime-i şehâdeti getirdi ve müslüman oldu.

Alıntı
Logged
« Yanıtla #4 : 22 Ağustos 2008, 15:04:10 »
cendere
Ziyaretçi

İNSANLARA ANLAYACAKLARI DİLDEN KONUŞUN!:Büyük bir din bilgini olan İmam Maverdi,tatlı dil,güler yüz ve ince fikirlerle,konuştuğu her insanı ikna ederdi.
Bir gün ilim meclisinde talebelerine ders verirken 80 yaşını aşmış bir ihtiyar geldi ve ona şu soruyu sordu:
-Ya İmam,bana Hz.Adem'in ve İblis'in yıldızlarından (burçlarından)haber ver?Bu mühim bir meseledir.Ancak alimlere sorulur.
Maverdi ve talebeleri,bu sorunun saçmalığı karşısında şaşırdılar.Hatta bazı talebeler,soruyu soran ihtiyarı terslemek istediler.Maverdi onlara engel oldu.
-Bu adam,ancak sorduğu soruya uygun bir sözle tatmin olur,dedi.
sonra o yaşlı zata dönerek:
-Ey ihtiyar,yıldızlarla uğraşanlar,bir kimsenin doğum tarihi bilinmedikçe,onun yıldızı (burcu)hakkında birşey söylemenin mümkün olmadığını söylerler.Sen önce,sorduğun kimselerin doğum tarihlerini öğren gel,soruna öyle cevap vereyim,dedi.
Yaşlı zat,teşekkür ederek sevinç içinde meclisten ayrıldı.Aradan bir zaman geçtikten sonra tekrar gelerek:
-Bugüne kadar Hz.Adem ile İblis'in yaratıldıkları tarihi bilene rastlayamadım,dedi.
Daha önce sorduğu sorusuna cevap aramaktan vazgeçtiğini bildirdi.

NOT;İnsanlara ters cevap vermenin,kırıcı davranmanın bir faydası olmaz.İnsanları idare etmek için onların akıl seviyelerine göre cevap vermek gerekir.

Alıntı
Logged
 
İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Y G Son Mesaj
İşitme engellilerde dini sorumluluk var mı..? Özel Eğitimle İlgili Herşey Burada cendere 0 3170 Son Mesaj 20 Eylül 2008, 00:12:29
Gönderen: cendere
3 Derslik Hikayeler Genel Dokümanlar akın 2 5368 Son Mesaj 25 Şubat 2010, 15:55:55
Gönderen: Mehmet
3 Derslik Hikayeler Genel Dokümanlar Mehmet 0 3257 Son Mesaj 15 Şubat 2009, 00:14:57
Gönderen: Mehmet
Meal Okuyarak Dini Anlamak Dini Konular cendere 0 2474 Son Mesaj 17 Nisan 2009, 23:12:52
Gönderen: cendere
İngilizce Hikayeler - Türkçe Tercümeli İngilizce Serdar Yıldırım 2 5456 Son Mesaj 18 Nisan 2011, 18:31:32
Gönderen: Serdar Yıldırım
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|- | - | - | - | -
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines

sitemap ( urllist ( rss ( archiv ( arsiv ( xml (

MKPortal ©2003-2007 mkportal.it